30 Aralık 2008 Salı

Yılbaşı Playlistleri - Votka

Veee son 24 saat ve ben henüz bir yılbaşı bileti almış değilim. 1 Ocak'ta güne hayalkırıklığıyla başlamak yerine 'bilet almadım, bu sene o paraya dev bir çikolata alıp kendimi mutlu ettim' havası da gayet cool aslında kendine göre. Ama yine de bilet alma şansım olursa alırım herhalde yarın. Ve para çıksa bile yine burada olacağım onu biliyorum. Sadece yazdığım şeyler değişir işte, bugün Blake Lively ile yemek yedik sonra da Muse konserini izledik onun fotolarını koydum diye anlatırım ehehe.

Hayallerden gerçekliğe inersek hepinize güzel bir yıl diliyorum. Blog çok büyük bir şey değil belki ama müziğe birlikte inandıklarımıza, bu blogu takip edenlere, yorumlarını eksik etmeyenlere, okuyanlara, paylaşanlara, bana devam etme inancı, umudu aşılayanlara, harika bloglarıyla okuma, keşfetme zevkini hissettirenlere, herkese teşekkür ederim. Sağlıklı, mutlu, huzurlu, başarılı, rahat, kazançlı, aşklı, umutlu, müzikli bir yıl dileme eşliğinde son playlistimi koyuyorum. Bol bol eğlenin hemi? Mutlu Yıllar!

1) Future - Cut Copy
2) Such Great Heights - The Postal Service
3) You Really Got Me - Robots In Disguise
4) Spit It Out - IAMX
5) Music Is My Hot Hot Sex - CSS
6) Overpowered - Roisin Murphy
7) Rock and Roll Machine - Client
8) Weird Science - Does It Offend You, Yeah?
9) Bendable Poseable - Hot Chip
10) An Honest Mistake (Superdiscount Remix) - The Bravery
11) That's Not My Name - The Ting Tings
12) Turn it Up - Robots In Disguise
13) Alala - CSS
14) Put You In Your Place - The Sunshine Underground
15) Farkım Yok - Bikini
16) You'll Find A Way - Santogold
17) Atlantis to Interzone (Live) - Klaxons
18) Heartbreaker - Bedük
19) Mercury (CSS Remix) - Bloc Party
20) Le Disko - Shiny Toy Guns
21) Pogo - Digitalism
22) Smack My Bitch Up - Prodigy
23) Beggin' (Pilooski Edit) - Franki Valli
24) Keep On Rising - Ian Carey

Votka Playlist Bölüm 1 indir
Votka Playlist Bölüm 2 indir

Yılbaşı Playlistleri - Bira

Bi fıkra var, sesi büzüşesice Efesçilerin çok sevdiği. Carlsberg, Tuborg ve Efes'in (ilk ikisi random 2 bira olarak söylenir) başkanları buluşup konuşuyorlar. Garson gelip sipariş istiyor; Carlsberg'in başkanı Carlsberg, Tuborg başkanı Tuborg istiyor. Efes'in başkanı (Tuncay Özilhan oluyo heralde bu, neyse konumuz hiç değil) kola istiyor. Diğer başkanlar gülüyorlar, biri 'n'oldu biranıza güvenemediniz heralde' diyip el kol hareketi yapıyor. (Tamam biraz mübalağa var.) Tuncay Özilhan da 'masada herkes gazoz içiyordu, ben de ortama uyayım dedim' diyor.

Kıssadan hisse; Efes başkanı kırmızı Tuborg içmemiş.

Neyse, ortamı biraz yumuşattıktan sonra (!) yeni playlist konseptimize geçebiliriz. Konsept iç iç kudur, yılbaşının anlamı budur. Yalnız sonlara doğru feci bir yüklenme oldu, dinlerken dikkat edin ortalıkta bişeyler kırılıp dökülmesin. Yine koyulabilecek dünya şeyin arasından seçilmiş bir liste tabi, eklentilerinizi bekleriz, tükkan açık.

1) A Drinking Song - Helldorado
2) You Really Got Me - The Kinks
3) Umbrella - Manic Street Preachers
4) Monster - Automatic
5) Dakota - Stereophonics
6) Flavor of the Weak - American Hi-Fi
7) The Pretender - Foo Fighters
8) All Nightmare Long - Metallica
9) Yine - Kurban
10) The People That We Love - Bush
11) Katil Dans - Çilekeş
12) Stockholm Syndrome - Muse
13) Living Dead Girl -Rob Zombie
14) Bottom Of A Bottle - Smile Empty Soul
15) Göm Gözlerine - Shiva
16) Give It Away - Red Hot Chili Peppers
17) Crazy Bitch - Buckcherry
18) Last Time - Fuel
19) Between Angels and Insects - Papa Roach
20) Shinobi Vs Dragon Ninja - Lost Prophets
21) Cleansing - Ill Nino
22) Wait and Bleed - Slipknot
23) Break Stuff - Limp Bizkit
24) Qwerty - Linkin Park
25) Killing In The Name Of - Rage Against The Machine

Bira Listesi Bölüm 1 indir
Bira Listesi Bölüm 2 indir

Killing In The Name Of indir

28 Aralık 2008 Pazar

Yılbaşı Playlistleri - Viski

Pazar gününün ilk saatleriyle 3 günümüz kaldı büyük (!) güne ve geceye. :) Geceyi beklemeden playlistleri ben de keyifle dinliyorum, rakı biraz sert olmuş evet. Sırada viski var. Viski demek keyif demek, ağız keyif yaparken kulaklar da boş durmasın, babaların, ablaların sesiyle tatlansın. Bu liste şimdiden benim favorim görünüyor, One'ıyla, Blue Valentines'ıyla.. Viski denince Tom Waits olmaz mı zaten? Keyifli dinlemeler.

1) One - U2
2) Blue Hotel - Chris Isaak
3) Girl, You'll Be A Woman Soon - Urge Overkill
4) She - Elvis Costello
5) My Way - Elvis Presley
6) To Know Him Is To Love Him - Amy Winehouse
7) Perfect Day - Lou Reed
8) When A Man Loves A Woman - Ray Charles
9) One More Cup Of Coffee - Bob Dylan
10) Going To A Town - Rufus Wainwright
11) When I Was Young - The Animals
12) Make Your Own Kind of Music - Mama Cass Elliot
13) Henry Lee - Nick Cave & PJ Harvey
14) Famous Blue Raincoat - Leonard Cohen
15) I Hope That I Don't Fall In Love With You - Tom Waits
16) Hurt - Johnny Cash
17) Stepping Stone - Duffy
18) I Love The Rain The Most - Joe Purdy
19) Ain't No Sunshine - Eva Cassidy
20) Hallelujah - Jeff Buckley
21) Blue Valentines - Tom Waits
22) Somewhere Over The Rainbow / What A Wonderful World - Israel Kamakawiwo'ole
23) If I Fell - Evan Rachel Wood
24) Gravedigger (Akustik) - Dave Matthews Band
25) I've Got You Under My Skin - Frank Sinatra

Viski Playlisti indir Bölüm 1
Viski Playlisti indir Bölüm 2

27 Aralık 2008 Cumartesi

Yılbaşı Playlistleri - Rakı

Yılbaşı gecesi önerilerine devam. Rakı listesi dediğin ağlatır, süründürür. Ben de daha yumuşak başlayıp sonlara doğru finish him yapayım dedim. Yılbaşı kederi, buyrun burdan yakın.

1- Yüzümden Düşen Bin Parça (Akustik) - Gripin
2- Cheers Darlin' - Damien Rice
3- Angelica (Akustik) - Anathema
4- Apart - The Cure
5- Cenaze - DandadaDan
6- Robabeh Jan - Farid Farjad
7- Rumeli Havası - Sezen Aksu
8- Seni Her Gördüğümde - Erkin Koray
9- Babasiz Kizlar Balosu - Baba Zula
10- Gidin - Peyk
11- Yanıbaşımdan -Duman
12- Dertler Benim Olsun -Orhan Gencebay
13- Beni Anlama -Tarkan
14- Benzemez Kimse Sana - Müzeyyen Senar
15- Yine Mi Çiçek - Sezen Aksu
16- Kac Kadeh Kırıldı - Müslüm Gürses
17- Ağla Sevdam - Yusuf Taşkın
18- Çok Aşığın Var Diyorlar - İncesaz
19- Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine - Müzeyyen Senar
20- İmkansiz -Zeki Müren
21- Gamzedeyim Deva Bulmam - Barış Manço
22- Herkes Gibisin -Cem Karaca
23- Kimse Bilmez - Zuhal Olcay
24- Dudaklarımda Bir Ateş - Tanju Okan

Rakı Listesini indir Bölüm 1

Rakı Listesini indir Bölüm 2

26 Aralık 2008 Cuma

Alkolik Kuşlar


Emrah Ablak'ın çizimleriyle L.E.S.S. grubunun enfes şarkısı Alkolik Kuşlar'ı yeni keşfettim, bilmeyen varsa paylaşayım dedim.

bir iki aklımdan hiç çıkmıyor ki
ya da her gün böyle olduğundan
sıkkın bıkkın ağrı sızı kafadan ayağa
her günüm böyle bak bak bak bak

işte yine geldi aklıma o olduğu
soruymuş cevapmış kandırmacaymış
yürümeyi unutmuş ayaklar ve
alkolik kuşlar nereye konar?

sessizce sakince düşünmeden inmem yere
tedirgin gözlerim arar bulamaz içinde
uçurur gizliyi saklıyı
kenarda köşede kalan yalanları

saçlar başlar hepsi havada
gömlekler delinmiş yırtıklar pantalonda
yürümeyi unutmuş ayaklar ve
alkolik kuşlar nereye konar?

cepler unutmuş para tutmayı
gözler görmeyi ağızlar konuşmayı
soğuk sıcak farketmez ciğerler hep görevde
beyin yine hesap peşinde

bir tek kalbim vardı
o da taştan bir boktan anlamazdı
yürümeyi unutmuş ayaklar ve
alkolik kuşlar nereye konar?

alkolik kuşlar nereye konar?

25 Aralık 2008 Perşembe

Yılbaşı Playlistleri - Şarap

İlk gerçek anlamda kar dün düştü yurdumuz sınırlarına. Kafamıza yerleştirilen yılbaşı imgelerinin başında kar olduğu için herkes içinden sevinmiştir az çok kar gördüğüne yılbaşından önce. Ben dün gece farkettim kar yağdığını, hem de bütün gün sert bir rüzgarla kara maruz kalmışken, sonra da bi 5 dakika bütün benliğimle seyrettim penceremden.

Çocukken çok güzeldi yılbaşılar diyeceğim, anti klişe timi gelip dövecek beni biliyorum. Çünkü annem de çocukken çok güzeldi yılbaşılar diyor, babam da, ben de, dedem de, onun babası da derdi herhalde. Ama büyüdükçe maruz kaldığımız hayatın kara yüzü hangi devirde olursa olsun yaş belli bir noktaya gelince elimizden alıyor yılbaşı mutluluklarını, heyecanlarını. Benim için ayrı bir heyecanlı olan yılbaşılar (doğumgünümdür aynı zamanda) yerini şu tatili bir gün daha birleştirsem de evde yatsam sinsiliğine bırakıyor gün geçtikçe. Kendimi dizginliyorum, düşüncelerimi kısıyorum, hayır bu sene de değişik bir şey olmayacak, lanet olası bir gün işte tandansına bırakıyor. Geçen sene yaptığım telefon konuşmaları, içten arkadaş sarılmaları yine büyük bir anlam ve mutluluk ifade ediyordu, bu sene yarısından azına razıyım, seneye bunun da yarısından azına. Şerefe.

Bu kadar bunalımın üstüne yazı nasıl toparlanır, şöyle: Gelin yılbaşı mutsuzları, mutluları, sarhoşları, ayıkları, ailesiyle geçirecek olanları, sevgilisinin kollarında huzuru bulacak olanları, rus kızlarıyla alem yapmayı düşünenleri, fakirleri, yaşlıları, gençleri bir olalım ve müziğin ortak paydasında buluşalım. Ben her mod için ayrı playlistler hazırlayarak katkıda bulunmayı planlıyorum gecenize, küçük bir hediye belki de. Nasıl derseniz. Yılbaşına kadar her gece bir playlist, başka bir içki tadı. Bugün şarap, yapıp yapmamak size kalmış elbette ki. Kocaman bir şerefe!

Şarap Playlisti:

1) Dream Brother - Jeff Buckley
2) My Mistakes Were Made For You - The Last Shadow Puppets
3) Let Me Kiss You - Morrissey
4) Brasil - Elefant
5) The Letter - The Black Heart Procession
6) Sing For Absolution - Muse
7) 23 - Mor Ve Ötesi
8) Back To Black - Amy Winehouse
9) Better Do Better - Hard-Fi
10) Metal Heart - Cat Power
11) Tigress - Songs: Ohia
12) While My Guitar Gently Weeps - Martin Luther McCoy
13) Mykonos - Fleet Foxes
14) Elephant Gun - Beirut
15) As I Sat Sadly By Her Side - Nick Cave
16) If You Could Only See - Tonic
17) Alcoholic - Starsailor
18) Yarım Kalan Şarap - Kreş
19) Leave - Heavens
20) No I In Threesome - Interpol
21) Scorpio Rising - Death In Vegas
22) The Ground Beneath Her Feet - U2
23) Such A Rush - Coldplay
24) Lilac Wine - Jeff Buckley

Şarap Listesini indir Bölüm 1
Şarap Listesini indir Bölüm 2

Şerefe!

24 Aralık 2008 Çarşamba

Muse - Christmas Present


Muse her yıl olduğu gibi bu sene de fanlarını unutmadı. Akşam mailimi kontrol etmeye girdiğimde bu yılbaşı hediyesini buldum. V Festival'den canlı bir Dead Star, Muse'dan hepimize çam sakızı çoban armağanı. Benim için daha özel tabi, en sevdiğim Muse şarkılarında Top 5 yapabilecek bir şarkı Dead Star ve stüdyo kaydı bile çok iyi duyulmaz, çok iyi bir performansla bir yandan da doğumgünü hediyesi oldu bu bana.

Hizmette sınır yok, bir de convert yaptım videoyu audioya, doya doya dinleyin diye. (Thanks to lovely Adwitch) Dead Star Live Audio indir

Greasemonkeys: LastFm'cinin dostu!

Öncelikle bir ekşi bkz.ı vererek posta başlamak istiyorum.
(bkz: süper olay)

Last.fm'i hepimiz severek kullanıyoruz değil mi? Peki bi kaç ay önce yaptıkları yeni görünümle aranız iyi mi? Benim pek değil. Değildi yani. Eski Last.fm'i, görünümünü, sayfamda komşularımı, kocaman resmimi falan özlüyordum hep. Şimdi bu süper olay sayesinde Last.Fm güzel bir görünüme kavuşacak.

Şöyle de bir şey var aklımda aslında, bazı şeyleri herkes biliyor da söylemiyor gibi geliyo bana, o yüzden bunu yazınca bana 'oha olm bilmiyor muydun?!' falan diyip karizma yapmayın tamam mı? Üzülüyorum lan.

Bahsedeceğim şey Greasemonkeys. Aslında çok da fazla anlatmama gerek yok Firefox kullanıyorsanız, application'unu yüklüyorsunuz, ki aşağıda vereceğim bi kaç bişey. Sonra Greasemonkeys sahiplerinin ya da takipçilerinin script'lerini yükleyerek Last.fm'inize nefis bir görüntü katıyorsunuz. Şahane! Ahanda Linkler:

Greasemonkeys Application'u - Firefoxçular davranın.
Greasemonkeys LastFm Sayfası - Burada bir çok nefis add-on bulabilirsiniz, bi kaç add-on da ben koyayım.
Şarkı Sözleri - Yükleyin, LastFm'de bir çok şarkının sayfasında sözleri çıksın.
Komşular - Komşularınızı mı özlediniz? Buyrun artık sayfanızda. Eskisi gibi!

Angels 4

- ''Ben Gisele'e Gisele demem, Gisele benim olmadıkça.''
Albert Einstein
, 1921
(Nobel ödülünü aldıktan sonra evde zaman makinasından çıkarken)

23 Aralık 2008 Salı

Seks Seks Seks

Bugünlerin popüler şarkısı. Buyrun.

SEKS SEKS SEKS

Capone kollar açılır
Gögüsler yana saçılır
Herkesin gözü açılır
Adına da derler seks

Seks Seks Seks

Kağıttan elbise moda
Mini etek giymiş oda
Yaşasın der en son moda
Adına da derler seks

Seks Seks Seks

Seks bombası olmuş meğer
Herkesin dilinde gezer
Sosyete böyleymiş meğer
Adına da derler seks

Seks Seks Seks

Kalçaları bomba gibi
Kollarıda asma kabak
Gören gözler şaşı olur
Amanın kadına bak
Adına da derler seks

Seks Seks Seks

Seks bombasımı neymiş
Allahıma güzel şeymiş
Gözlerimiz yaptı bayram
Dayan kesene al
Adına da derler seks

Seks Seks Seks

Çıplaklar kampına döndü
Görenin gözleri döndü
Bu gidişle ocak söndü
Adına da derler seks

Seks Seks Seks

Ne ferman dinler ne kadı
Sosyetik cıkmıştır adı
Cennetenmi gelmiş tadı
Adına da derler seks

Seks Seks Seks

Söz-Müzik: Arif Sami Toker
Yorum: Sevil Öztatlı

indir

22 Aralık 2008 Pazartesi

The Kooks Live At The Barfly, Liverpool, 2008

''Things happen only when you don't care about them.''

Küçükken bilgisayar aldırmak için yıllarca yalvarıp yakardığımı hatırlarım. Hatta gizli gizli geceleri dua ederdim, gerçi hala ediyorum bazı şeyler için orası ayrı da, bilgisayarım olsa keşke diye. O zamanki bahanemiz, gerçi hala aynı bahaneler var orası ayrı da (eheh), ders çalışmak için bilgisayar aldırmaktı. Külli yalan!

İlkokul arkadaşım Fırat'ın evine Amiga oynamak için giderdim -yanlış anlaşılmasın çok da severdim onu- ama kendi evimi her zaman daha çok seven bir doğam var, evde oturup huzurlu huzurlu takılmayı bir çok şeye tercih ederim. Yani öyle etkilerdi çocukluğumda elektronik şeyler, evden çıkaracak kadar. Sünnetimde alınan çok oyunlu bir tetris bütün o düğün hengamesinde, altınlardan, paralardan, saatlerden çok daha değerli gelmişti. Tabii ki her anne gibi benim annem de tatillerin küçük bir kısmı dışında o tetrisi saklardı, rüyalarıma girecek kadar özlerdim. (Yazık lan) Bilgisayar hevesimi de her zaman engelleyen annem olmuştu, babam oyun oynamaktan neredeyse benim kadar zevk aldığı için ses çıkarmazdı.

Bir zaman sonra müziğe heves ettim, gerçi daha küçüklüğümde müzikal background'um org kursuyla vardı, baya da iyiydim. Gitar alındı, gitardan aldığım zevki hiç bişeyden almıyordum. Hala elime gitarı aldığımda bütün dünya bir sahneye dönüşse de ilk zamanların verdiği heyecan artık damarlarımda dönmüyor doğrusu. Bir gün gitar çalarken annemlerin konuşmasında geçen bir laf kanımı dondurdu, eve bilgisayar geliyordu. İlk bilgisayar, ilk kız arkadaşı falan çok sevindirici ve heyecan verici şeylerdir, belki de sadece bana öyledir ama değildir ya değil mi?

Bilgisayarın geldiği zaman rüyalarımdan bir süreliğine çıkmış olduğu gerçeği bir garipti, o yüzden haftasonu Wristcutters'ı izlerken tüylerim diken diken oldu, gerçekleşmesini istediğim şeyleri düşündüm, gözlerimi yumup onları umursamamayı istedim çünkü belki de ancak öyle geleceklerdi. Hala çocuğum değil mi? Böyle masallara inanıyorum, mucizelere inanıyorum. İnanmayı da bırakmayacağım.

Benim gibi çocuk görünümlü adamlar topluluğu The Kooks. Tamam belki de değiller, görünüşe, Luke Pritchard'ın o masum, çocuksu sesine aldanmamak lazım. Hatta bir çok derginin, yorumcunun gözünde son zamanların en rock'n'roll grubu The Kooks, o derece ki Rolling Stones'un veliahtları olarak değerlendiriliyorlar. İlk albümün müthiş başarısı iştahlarını kesmedi Konk'la yerlerini sağlamlaştırdılar. Special Edition'daki ikinci cd'deki fazla şarkılardan bile şaheserler bulmak mümkün, özellikle Watching The Ships Rolling In insanı alıp götüren cinsten.

Bu kadar vıdıvıdı yaptığım yeter, linklere bakmadan okuyanlara ayrıca teşekkür ederim. The Kooks'un 2008 Mart ayında Liverpool'da The Barfly'da kaydedilmiş konserleri tracklistiyle aşağıda hediyemdir. Yabancı okuyucularımıza da (:)) ''Merry Christmas'' diliyor hediyelerini çorabın içine koyuyorum.

Tracklist:

01 - See The World
02 - Eddie's Gun
03 - Always Where I Need To Be
04 - Ooh La
05 - Sway
06 - Mr. Maker
07 - I Want You
08 - She Moves In Her Own Way
09 - Do You Wanna
10 - Naive
11 - You Don't Love Me

indir
şifre: pastelzarlar

20 Aralık 2008 Cumartesi

Çalıntı rönesans

Blogda çok sık döngüye girmek istemiyorum bazen, o yüzden bazen önemli olayları bile atlayasım geliyor. Arşive bakınca en az 5-6 Coldplay haberi var ve onların malzemeleri sayesinde ayrı bir blog döndürülüp, her gün bir Coldplay postu atılabilir. Viva La Vida'ydı, Prospekt's March'tı, dağılmalarıydı derken bu sefer konumuz Coldplay'in esinlenmeleri, belki de çalıntıları.

Geçen haftanın başında başlayan bu çalıntı haberleri gitgide çoğalınca medyanın ilgisini baya üzerinde topladı. Türkiye'de de Cem Yılmaz'a her filminden sonra çalıntı iddiaları yükseltilir ama Cem Yılmaz Türkiye'de sevilen insanlar sırasında ilk 5e rahat girebileceği için iddialar terslenir, ciddiye alınmaz ya da görmezden gelinir.

Coldplay için de pek farklı olmadı aslında; hafta başında debut albümünü geçen sene çıkarmış genç bir şarkıcı Viva La Vida'nın kendi şarkısından çalıntı olduğunu iddia edip kendi şarkısını medyaya vermişti. Tahmin edeceğiniz üzere pek de fazla ciddiye alınmadı olay. Olaydan iki gün sonra bu sefer Joe Satriani Viva La Vida'nın 2004 orijinli şarkısı If I Could Fly şarkısından çalıntı olduğunu iddia edip Coldplay'e dava açtı. Söz konusu usta bir şarkı yazarı olunca baya ses getirdi bu olay ve gözler Chris Martin'e çevrildi. Onun yanıtı netti; Viva La Vida kendi şarkımdır, başka bir şarkıdan alınmamıştır. İşin garip tarafı bu olayın dumanı soğumadan Coldplay cephesinden yeni bir haber yükseldi; Chris Martin bu hafta verdiği röportajda Parachutes albümündeki Shiver şarkısının Jeff Buckley'den direkt araklama olduğunu söyledi ve ekledi; Gençken Jeff'e adeta tapıyorduk, ondan bir şeyi kopyalamazsak ölecektik.

Ne hoş değil mi? Bir haftada üç çalıntı konusu ve üçünde de Coldplay damgası. Chris Martin seneye grubu dağıtacaklarını açıkladığında daha fazlasının ortaya çıkacağından mı korkuyordu yoksa? Bekleyip göreceğiz..

18 Aralık 2008 Perşembe

Blood Red Shoes: İngiliz Işığı

İyi müzik adadan çıkar çıkmasına ama adadakiler farkına varır mı onu söylemek zor. Daha önce de bahsettiğim gibi İngilizler bir çok kendi iyi grubunu bilmez, gerçi Türkler bilir mi dersek o da ayrı bir muamma. Türklere grup denince ilk olarak akıllarına gelen müzik olmaz hatta, ne olacağını hepimiz az buçuk tahmin ediyoruz değil mi? Buradan bağlayalım o zaman ve grubun davulcusu Steven Ansell'e takılalım; Abi yenge de erik gibi kütür kütürmüş.

Kütür kütür yengenin adı Laura-Mary Carter ve çatır çatır da gitar çalıyor. Hatta öyle de güzel çalıyor ki ağzınız açık kalıyor izlerken. Laura'dan başka bir yere bakmanızın mümkünatı yok onlar çalarken çünkü zaten 2 kişiler. 2 kişilik gruplarda hatun taş gibi değilse dövüyorlar galiba, bakın bir Meg White (The White Stripes) ya da Katie White (The Ting Tings) örneğine. Ablanın Telecaster'lerine hayran olmamak da ayrı bir zor. Yaptıkları müziği duyunca da 2 kişinin yaptığına inanasınız gelmiyor. The White Stripes ayarında melodik ve sert şarkılar bu sefer kadın bir vokalden geliyor ve ruhunuzu adet doyuruyor.

Adından, müziklerinden, iki kişi oluşlarından, hatunların taş oluşundan The White Stripes'la bir çok ortak özellikleri var ve bu iki grup şu an dünya üzerinde izlemeyi en fazla istediğim gruplar. Kendi adıma bu grubu 3. keşfedişim aslında, keşfedip keşfedip unutuyorum sürekli, artık bahsetmenin zamanının geldiğini hissettim. İşin en garibi de bu grubu her keşfettiğimde aynı heyecanı duyuyor oluşum. Bu sefer peşlerini bırakmayacağım, kan kırmızı ayakkabılara beyaz çizgilerle eşlik edeceğim. 2008 çıkışlı kanımca yılın en heyecan verici albümü Box of Secrets herkese hiddetle ve şiddetle tavsiye edilir!!

It's Getting Boring By The Sea

Cape Cod Kwassa Kwassa - Hot Chip & Peter Gabriel


Bu şarkıda kesinlikle şeytan tüyü var. Vampire Weekend çıkışını böyle bomba gibi yaptığı için bu tüye yatsın kalksın dua etsin.. Şarkıda geçen 'feels so unnatural, Peter Gabriel, too' sözleri muhattabının dikkatini çekince Hot Chip'in cover'ında ortak olmak istemiş Peter Gabriel. Peter abimiz daha önceki gün Uluslararası Af Örgütü'nün dünya elçisi ödülünü U2 gitaristi The Edge'in elinden aldı ayrıca bu ödüle daha önce Nelson Mandela da layık görülmüştü. Hot Chip çocukları da bu işten sonra Joy Division'ın Transmission'una el atmaya karar vermiş, daha duymadık ama Ian Curtis şarkısını mezardan Caribbean tarzı duyunca kemikleri sızlar mı bilemem.

Cape Cod Kwassa Kwassa cover indir

15 Aralık 2008 Pazartesi

Bir Demet Akustik 2

Kendime emrivaki yemedi. 3 günlük bir gecikme bu tembellik seviyesi için iyi de sayılabilir aslında neresinden bakıldığına bağlı. Eskişehir'e dün döndüm, bugün eski tertipe geri döndüm, film, müzik, tv. Serendipity ile final dönemi öncesinin açılışını yaptım, uzun zamandır izlediğim en romantik filmdi. Filmde hissettirildiği gibi birisiyle geçen en romantik an birlikte yıldızlara bakıldığı an galiba, özellikle tertemiz bir gökyüzüne bakıyorsanız.. Bu aralar eski filmlerden eksik olduklarımı tamamlamaya uğraşıyorum aslında biraz da, 93 yapımı Naked'ı da izlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, inanılmazmış. Sırada The Usual Suspects, The Notebook ve Into The Wild var (son ikisi yeni sayılır gerçi), yakında tamamlarım herhalde kültür eksikliğimi. :P

Neyse neyse lafı çok uzattım, önceki bir demet akustiğin ikinci dalgası bu. Gözüme şarkılar az görününce BBC Radio1'dan daha önce elimde olan bazı akustik kayıtları da ekledim umarım hoşunuza gider. Playlist şöyle:

1- Lily Allen - Smile
2- The Kooks - Crazy
3- The Coral - Dreaming Of You
4- The Automatic - Golddigger
5- Boy Kill Boy - Maneater
6- Queens Of The Stone Age - No One Knows
7- Embrace - How Come
8- Sons & Daughters - Gilt Complex
9- Razorlight - Golden Touch
10- Apoptygma Berzerk - Until The End Of The World
11- The Bravery - An Honest Mistake
12- Maximo Park - Going Missing
13- My Chemical Romance - Song 2
14- Pulp - Razzmatazz
15- Wayne Hussey - Keep It In The Family
16- The Smashing Pumpkins - Sweet Sweet
17- Marilyn Manson - Coma White
18- Stellastarr* - In The Walls
19- Nine Inch Nails with Peter Murphy - Hurt
20- Lush - Kiss Chase

indir
şifre: pastelzarlar

Angels 3

13 Aralık 2008 Cumartesi

Erdem Yener - Kirli

Magmaya inmek büyük ölçüde itiraf.com'la hayatımıza giren bir deyim. Gerçi bugüne kadar forumlarda ve ekşi dışında magmaya inmek söylemini kullanan da görmedim ne yalan söyleyim. Ama Dankek'in başarılı keki Magma'yı sık sık kullanıyorum buldukça, kekin içine güzel yayılmış sıvı bir sosu var. Sadece tadı başarılı değil Magma'nın, Çin Prensesi reklamı ve Erdem Yener'li Pele reklamı beni ender gülümseten reklamlardan oldu. (Hayır Dankek'ten para almıyorum ahah) Pele'yi esmer, kavruk bir adam diye tanımladığı bu reklamda Raul'a (Real Madrid) benzeyen bu adamın oyunculuğuna bayıldım ilk izlediğimde bile.

Reklamla aynı zamanlarda televizyonda sık sık bir klip dönmeye başladı. Klipteki şarkıcı reklamdaki adama çok benziyordu ama o olabileceği aklımın ucundan geçmemişti. Neyse, Belki şarkısı oldukça tatmin edici geldi, uzun zamandır Türkçe bir şeyler keşfetmemenin de etkisiyle kimmiş bu adam diye bakındım ve Kirli albümünü öğrenip döndürmeye başladım müzikçalarlarımda. Beğenimi o kadar kazandı ki bu albüm, blogda da bahsetmeden geçmek ayıp olur.

Erdem Yener'in müziğini biraz tanımlamak gerekirse; Malt'ı andıran sert gitar riffleriyle bezeli şarkıların oluşturduğu vokalin zaman zaman kendini bulmaya çalışırken kimi zaman Koray Candemir'e kaymasıyla özgünlüğünü bazen kaybeden bir albüm olduğunu söyleyebilirim. Yine de şarkılarda Erdem Yener'in kendi ses tınısı duyulabiliyor ve kendisini geliştirdiğinde çok daha iyi olacağını farkedebiliyorsunuz. Sözler açısından da aynı durum mevcut. İlk albüm olmasından kaynaklanan tecrübesizlik sözleri monotonlaştırıyor. Yine de insanın içini acıtan sözler var, gaza getiren anlarla dolu bir albüm, oldukça umut ve heyecan verici. Favorilerim Geç ve Öz; en azından bir iki kere çevirmenizi öneriyorum, hayal kırıklığı olmayacak, hatta dinledikçe beğendiğini farkedeceksiniz.

12 Aralık 2008 Cuma

eXit

you know he got the cure
you know he went astray
he used to stay awake
to drive the dreams he had away
he wanted to believe
in the hands of love
his head it felt heavy
as he cut across the land
a dog started crying
like a broken hearted man
at the howling wind
at the howling wind
he went deeper into black
deeper into white
could see the stars shining
like nails in the night
he felt the healing
healing, healing
healing hands of love
like the stars shiny shiny
from above
hand in the pocket
finger on the steel
the pistol weighed heavy
his heart he could feel
was beating, beating
beating, beating oh my love
oh my love, oh my love
oh my love
my love
saw the hands that build
can also pull down
the hands of love.

10 Aralık 2008 Çarşamba

The Saturday Sessions - Canlı Kayıtlar 2

Dün ilk bölümünü vermiştim bu güzel -çoğunlukla- akustik kayıtların. Bu ikinci bölümüdür, güle güle dinleyiniz. Yarın da daha önceden kendim birleştirdiğim akustik kayıtların ikinci bölümünü yayınlayacağım diyim de kendime emrivaki yapayım, yoksa tembelliğimden sarkıtırım yine. Bayram tatili de ne güzel geldi değil mi ey tembel Türk milleti :)

01. Mika - Grace Kelly
02. James Morrison - Wonderful World
03. Ray Lamontagne - Trouble
04. The Magic Numbers - Love Me Like You
05. Turin Brakes - Breaking The Girl
06. Athlete - God Only Knows
07. Stoney - Waterfall
08. Paul Weller - Come On Let's Go
09. Ben Kweller - In Other Words
10. Supergrass - Richard III
11. Stars - This Charming Man
12. Zero 7 - I Go To Sleep
13. Rufus Wainwright - Hallelujah
14. Scott Matthews - Boy With The Thorn In His Side
15. Bat For Lashes - I'm On Fire
16. Josh Pyke - Middle Of The Hill
17. Turin Brakes - Breaking The Girl
18. The Little Ones - Oh MJ
19. The Bees - Who Cares What The Question Is
20. Beck - Lost Cause
21. Orson - I Can't Go For That (No Can Do)

indir

9 Aralık 2008 Salı

The Saturday Sessions - Canlı Kayıtlar

Canlı & akustik kayıtlara ilgi yüksek olunca benim de arama şevkim artıyor. Aslında koyulabilecek Dvd konserler de var ama 1-2 Gb'lık dosyaların yüklenmesi ayrı bir dert, indirmesi ayrı bir dert. Bu konuda sizi Potq.cl'ye yönlendirebilirim, arşivini Dvd'lerle süslemek isteyenler için oldukça sağlam konserler yayınlıyorlar ve sürekli güncelleniyor. Bugün vereceğim akustik kayıtlar ise Dermot O'Leary'nin radyo programından bir bölüm. Bunun ikinci kısmını da koyacağım o yüzden tetikte olun. İçindeki şarkılar şöyle:

01. The Feeling - Walk Like An Egyptian
02. Amy Winehouse - To Know Him Is To Love Him
03. Lily Allen - Everybody's Changing
04. The Raconteurs - Steady As She Goes
05. Kasabian - Pictures Of Matchstick Men
06. Kings of Leon - On Call
07. The Manic Street Preachers - Motorcycle Emptiness
08. Gomez - Wichita Lineman
09. Massive Attack featuring Terry Callier - Live With Me
10. Camera Obscura - Super Trooper
11. KT Tunstall - I Want You Back
12. Jont - Number 1
13. Willy Mason - Careless Whisper
14. Guillemots - Love Song 43
15. The Shins - Breathe
16. Nerina Pallot - Confide In Me
17. Electric Soft Parade - Silent To The Dark
18. Thrills - Nothing Changes
19. Jamie T - A New England
20. Mumm-Ra - In Between Days
21. Bloc Party - Two More Years

indir

7 Aralık 2008 Pazar

Kargo'dan ayrılık haberi

Blogun isim babalarından bir haber var; Kargo 2. kez dağıldı. Koray ve Serkan aşağıdaki açıklamayla bundan sonra yollarına ayrı olarak devam edeceklerini açıkladı. Anlayacağınız artık kargomuz eksik gelecek. Açıklama:

"Koray Candemir ve Serkan Çeliköz olarak, 1994 yılından beri üyesi oldugumuz KARGO Grubu'ndan ayrıldığımızı, dinleyicilerimize ve müzik sektörüne bildirmek isteriz.

1996 yılında Kargo'yla profesyonel müzik kariyerimize başladık. Bugüne kadar 6 stüdyo albümü, 1 best of albüm ve sayısız konser gerçekleştirdik. Bu zaman zarfında bize emeği geçen grup arkadaşlarımıza, çalıştığımız herkese ve takipçilerimize teşekkürü bir borç biliriz. Fikir ve vizyon farklılıkları nedeniyle kendimize yeni bir yol çizmeyi uygun gördük. Çok yakında ikili olarak üstünde heyecanla çalıştığımız yeni projemizde buluşmak üzere...

Saygılar...

Koray Candemir
Serkan Çeliköz"

(05/12/2008)

6 Aralık 2008 Cumartesi

American Hi-Fi Live in Milwaukee

High Fidelity filmini izledim geçen gün. Bugüne kadar neden izlemediğime şaştım aslında, müzik var, aşk var, sorgulama var, müzik var, müzik var. Rob Gordon adamını bir çok kişi kendinle özdeşleştirmiştir kesin bugüne kadar ama hepsini unutun, o benim.

High Fidelity bildiğiniz üzere Hi-Fi'ın uzun hali. Hi-Fi diyince aklıma gelen ilk şey de American Hi-Fi. 2001'deki Flavor Of The Weak zamanında çok gaza getirmiştir bizi, lise döneminde cover'ını yapmayı bile düşünmüştük. Sözleri bile belliydi, Football In The Rain. Dünyayı sallayacak bir projeydi ama bize sahip çıkan olmadı. :) American Hi-fi yeni albüm için stüdyoda bu arada yine, yakınlarda bir albümün gelmesi bekleniyor. Another Perfect Day'ini de çok severim bu bebelerin, öyleyse 2005'ten Milwaukee konseri gelsin. Bayram şekeri gibin.

1- The Art Of Losing
2- Surround
3- The Breakup Song
4- Hi-Fi Killer
5- Another Perfect Day
6- We Can't Be Friends
7- Nothing Left To Lose
8- Separation Anxiety
9- Flavor of the Weak
10- The Geeks Get the Girls
11- Happy

indir

Angels 2

Melekler serisi devam ediyor. Bu seferki konuğumuz Cayman Islands'ın yıldızı Selita Ebanks. 1983 doğumlu bu güzel kız futbol, tenis ve basketbol oynayarak büyümüş, üniversite için Amerika'ya taşınınca keşfedilmiş. Victoria's Secret'a kadar yükselen bu meleğin şu sıralar Kanye West'le birlikte olduğu konuşuluyormuş. (Magazin Servisi eheh)

3 Aralık 2008 Çarşamba

Başıbozuk ve Mor Ve Ötesi üzerine bir karalama

Yıl 1991. 10 Ekim sabahı Geffen Records etiketli bir plak piyasaya sürülüyor. Daha sonraları piyasaya çıkan (hatta nerdeyse günümüze kadar) bir çok plağın şeklini, soundunu değiştiren bir kayıt yaratıcılarının ve menajerlerinin beklentisizliğine rağmen müzikseverlerin hücumuna uğruyor. Öyle ki o ana kadar bir avuç punk olarak adlandırılan üç zibidi Micheal Jackson'un Dangerous'ını oturduğu koltuktan söküyor ve tarihe gömüyor. Bu bir devrin sonuydu (devrim) ve yeni iddiaların başlangıcıydı, adı da nerdeyse hepimizin bildiği ama kimsenin bilmediğini zannedip hava atmaya çalıştığımız üzere dandik bir parfüm markasından gelmektedir.

Türkiye dünya müziğini çok da iplemeyen bir ülke. Genel çoğunluğun dinlediği müziklerin dünya müzikleriyle bağlantısı çalıntı, alıntı, nası derseniz deyin (özellikle bir Ajda Pekkan ekolü ve şimdilerde başta Fatih Ürek olmak üzere eller havaya türevleri) bir şeyler içermesi. Bahsettiğim tabii ki Türk Sanat veya Halk Müziği gibi canımız ciğerimiz değil, halka yıllardır yedirilen -belki de halkın da severek yediği ne bileyim- anlamından kaymış bir şekilde Pop Müzik olarak adlandırılan müziktir. Bu müziğin dünyadaki izdüşümünün düşüşünü çakan kibrit Nirvana'nın Smells Like Teen Spirit'iyse Türkiye'de Mor Ve Ötesi'nin Cambaz'ıdır.

Bağlayacağım yer aslında çok garip; Mor Ve Ötesi yıllardır ağzında sakız ettiği Türkiye için gelmeyen siyasi devriminin müzikte karşılığını yaptı. İşin ironik tarafı Mor Ve Ötesi söylemleriyle, yaptıklarıyla karşı olduğu emperyalist sisteme Türk popunun geçmesini sağladı. Cambaz'ın çıkışından sonra rock müziğe artan ilgi, çıkan yeni gruplar, ortalıkta türeyen hem tikky'yim hem rocker'ım bana vermeyen ölsün insanları, Hande Yener, farkedilir şekilde artan yurtdışından Türkiye'ye gelen gruplar bunun en somut örnekleri.

Eski Türk popu şimdi Kral Tv'de alışkanlıklarını değiştirmekten korkan insanların sığınağı, yeni Türk popu ise Mtv Türkiye ve Dream Tv'de kimliğini arayan bir çirkin ördek yavrusu, hatta Eurovision'da bile başarısızlıktan korkan (!) Türk politikacılarının sığınağı. Rimi Rimi Rey'in (böyle miydi) Türkiye'deki müzik yazarlarları tarafından aşağılanması, yerin dibine sokulması da bu sürecin yardımcısıydı aslında. Athena, değişen Kenan Doğulu ve Sibel Tüzün derken çarkıfelek döndü geldi Mor Ve Ötesi'nin önünde durdu.

Mor Ve Ötesi dönüp bakınca Eurovision sürecini imaj olarak çok iyi atlattı. Gerçi artık colayla Türkiye turnesine çıkmayız Koç'la çıkarız (!) tripleri pek kalmadıysa da bu söylemlerinin arkasını merak eden insanları da pek hayal kırıklığına uğratmadılar. Deli sound olarak klasik bir Mor Ve Ötesi şarkısı tamam ama ileride dönüp bakınca anlayacağız ki Deli sözleriyle, klibiyle bu organizasyona çekilen bir orta parmaktı.

Başıbozuk EP'si Deli'yi ve yine Eurovision için yapılmış iki şarkıyla grubun Eurovision döneminde stüdyolarda çaldığı canlı kayıtları kapsayan ama genelde eleştiriyi yapılan kötü remixlerden alan bir çıkış yaptı. Kemik Mor Ve Ötesi fanlarının hayalkırıklarını yansıtan cümleler bu remixlerin yerine eski, özellikle Bırak Zaman Aksın şarkılarının yeniden yorumlanıp sürülmesinin çok daha tatmin vereceği yönünde. Ben de kesinlikle bu görüşe katılıyorum ve de ekliyorum; Dişi Zamiri gibi, Kayıp gibi kayıp Mor Ve Ötesi kayıtlarının eklenmesi ancak ara bir albümle ya da Best Of'la mümkün olurdu. Bu albümün içinde bunların yerine Mor Ve Ötesi sevenlerini ilgilendirmeyecek remixlerin bulunması sanırım rahatsızlık veren, çünkü bu remixler gerçekten Mor Ve Ötesi için ne ileri bir adım, ne yana bir adım, ne de geriye bir adım. Tamamen boş bir çabalama. İddia ve Sonbahar ise bu albümden çıkacak en büyük kazanç....

Bir de bu albümle ilgili kapağın görünümünün altında saklanan suratın kime ait olduğunu merak ediyorum. Bir fikriniz veya bilginiz varsa beklerim.

U2 - I Believe In Father Christmas



U2 yeni albümden kayıtları 2009'un ilk aylarında yayınlayacağını açıklamıştı fakat görünüşe göre U2 fanları için (tabii ki benim için de aynı zamanda) Christmas erken geldi. Grup Greg Lake'in I Believe In Father Christmas'ını coverlayarak yılbaşı listelerini hedefleyen bir single çıkardı. (Yılbaşında insanların birbirlerine aldığı hediyeler arttığından albüm satışları da artıyor genelde, bu yüzden yeni yıla liste başı girmek bir çok müzisyeni sevindiriyor, özel hissettiriyor sanırım.)

Ayrıca bu kayıt Bono'nun Afrika için yeni yardım hareketi (RED)WIRE için bir debut. Afrikalı Aids hastaları için ilaç alımını arttırmayı hedefleyen (RED)WIRE yeni bir download sitesi. R.E.M., Coldplay, Bob Dylan ve Jenny Lewis'in da destek vereceğini açıkladığı (RED)WIRE Londra'da kaydedilen bu şarkıyla açılışını yaptı.

Artı olarak U2 da yaptığı açıklamada yeni albüm için kaydettikleri 50-60 şarkıdan (brüşşşş) elemeler yapıp albüm için seçeceklerini söyledi. Belki de double disc olur kimbilir, negzel.

1 Aralık 2008 Pazartesi

Coldplay dağılıyor mu?

Bugün duyduğum en ilginç şeyler Chris Martin'in ağzından çıkmış. The Daily Telegraph'a verdiği röportajda grubun 2009 yılı sonunda dağılabileceğini açıklamış. Şöyle demiş:

''Şimdi 31 yaşımdayım ve grupların 33 yaşından sonra devam etmelerini anlamsız buluyorum. O yüzden bu sürece hazırlanmaya çalışacağız. Gelecek yılın sonuna kadar herşeyi sonuna kadar deneyeceğiz.''

Gerçekten ilginç. Chris Martin kendini son albümdeki din öğelerine çok kaptırmış olabilir mi? İsa'nın 33 yaşında emekli olmasından yola çıkarak Bobby bize bir şeyler mi anlatmaya çalışıyor? Ya da Gwyneth Kabala ilgisinden dünyanın sonunun geldiğini öğrenip Chris'i mi uyardı? Komik tabi bunlar. Şakadır umarım. En azından Coldplay'i Türkiye sınırlarında görmeden dağılmasalar bari.

iPhone'da MGMT çalmak!



Baştan söyleyim Apple destekçisi değilim. Hatta iPod'ları çok pahalı, overrated ve yetersiz buluyorum. Benim tercihim piyasada Apple'ın en büyük rakiplerinden biri olan iRiver. 20 Gb'lık Divx oynatan bir iRiver kullanıyorum ve bozulana kadar da hiç bir müzik çalar ürüne yan gözle bakmayacağıma söz verdim kendi kendime.

Ama şimdi yiğidin hakkını da verme zamanı. iPhone gerçekten bayıla bayıla kullanabileceğim bir alet olmuş, elime aldığımda hayranlıkla baktım sadece. Ama yine söylüyorum çok pahalı. Bu videoda da bir arkadaşımız iPhone'un Ocarina eklentisini kullanarak MGMT'den Kids'i çalmış, oldukça başarılı. Hem teknoloji, hem çocuk.

29 Kasım 2008 Cumartesi

Rolling Stone 2008 Hot List

Cool'ların listesi olur da hot'ların olmaz mı?! Rolling Stone toplamış bunları da, kimisi rock'la ilgili kimisi değil. Rolling Stone Türkiye'nin bu listeleri birebir kopyalayıp yayınlamasına da bayılıyorum, sanki biz yapamıyoruz çevirilerini. Ha sen başka bi iş mi yapıosun oradan buradan toplayarak derseniz, bu zaten toplama, arşivleme, paylaşma amaçlı bir iş, profesyonel değil. Okuyucu yorumlarını, eleştirilerini ilk sayfadan küçük bi kutudan yayınlayıp listeleri, yazıları kendine aitmiş gibi sunmakla da profesyonel olunmuyor kanımca. Zaten kim profesyonel ki bu ülkede, profesyonel hırsızlarız hepimiz.

The 2008 Hot List

Hot Actor Robert Pattinson

Hot Band Everyone Wants to Be In MGMT

Hot Gossip Girl Leighton Meester

Hot Beatle Progeny Dhani Harrison

Hot Bombshell Odette Yustman

Hot Rock Gods in Training The Answer

Hot Production Duo S*A*M and Sluggo

Hot New Winona Ryders Olivia Thirlby, Emma Stone, Hannah Bailey, Ellen Page, Kat Dennings

Hot Cast Sean Penn and the Actors of Milk

Hot Rock Scene Laurel Canyon

Hot Movie Drama Where The Wild Things Are

Hot Biopic Notorious

Hot Male Mood Beta Macho

Hot Bedroom Trend Green Sex Toys

Hot Comeback Mickey Rourke

Hot International Crisis U.S. Stars Losing Gossip Battle to Shameless Brit Girls

Hot Job Denim Butler

Hot Multipurpose Drug Ambien

Hot Scene-Stealer Danny McBride of HBO's Eastbound and Down

Hot Sci-Fi Beyoncé Janelle Monáe

Hot "Safe" Drug 2C-B

Hot Sort-Of Sequel Russell Brand's Aldous Snow

Hot Rocker Job Bimbos Cantina

Hot Backlash Michael Cera, Funny or Die, Auto-Tune

Hot Cultural Barometer Drew Barrymore's Lusty Heart

Hot Porn Star Sasha Grey

Hot Creature Werewolf

Hot Geek Angst Watchmen Worry

Hot Folkie Bon Iver

Hot Box Death by Audio

Hot Revival Drum Circles

Hot Star Magnet Sam Spiegel

28 Kasım 2008 Cuma

Radiohead Live at The Astoria, London

Radiohead In Rainbows'la bu sene yıktı geçti adeta. Albümü internetten bedava download etme şansı tanımaları yılın bombasıydı. Onları yaptıkları bu radikal kararlardan tebrik etmiyor muyuz zaten.. Yine de eski albümlerin tadı bir başkadır özellikle The Bends'e bayılıyorum hala. O zamanlardan Astoria konserinin Dvda çekimi audio'sunu yayınlayalım, bir kez daha analım.. Before they were miserable...

Tracklist:
1. You
2. Bones
3. Ripcord
4. Black Star
5. Creep
6. The Bends
7. My Iron Lung
8. Prove Yourself
9. Maquiladora
10. Vegetable
11. Fake Plastic Trees
12. Just
13. Stop Whispering
14. Anyone Can Play Guitar
15. Street Spirit
16. Pop is Dead
17. Blow Out

1. bölüm / 2. bölüm
not: Download için çıkan yazıları yazıp enter'a basın, bir daha çıkan dosya yükle butonuna tıklayın, oldukça uğraştırıcı Badongo'da doğru butonları bulmak.

27 Kasım 2008 Perşembe

Lüks Müzik, Lüks Yabancılar


İyi müzik duymak ister misiniz? O zaman takip edin.. Çünkü burada ustalık kokan işler dönüyor. Joy Division'ın çocukları 2008'de yeni bir kapı açıyor ve eminim ki bir çok insan bu kapıdan içeri girip şükranlarını sunacaklar. Neden mi bahsediyorum; Nottingham'ın yeni medar-ı iftarı Luxury Stranger'dan.

Simon York Luxury Stranger grubunun beyni olarak tanıyacağımız ilk isim. Gitarları çalıp vokali yapan bu yetenekli adamın müzik sahnesine ilk adımı değil Luxury Stranger. Daha önce 10CC, Mansun gibi gruplarda da çalan York aktörlük işine bile bulaşmış bir isim. Kendi müzik altyapısından bahsederken Post Punk gruplarının karanlığını taşıdığının altını çizen York alternative ve elektronik müzikle de haşır neşir olduğunu söylemiş.

Grubu dinlemeye başladığınız andan itibaren etkileyen bu harika vokalin yardımcıları Chris Ruscoe ve Owen Walton. Myspace'lerinde ve LastFm'lerinde bir albüm çıkarabilecek kadar materyal bulunduran grubun albümünü sabırsızlıkla bekliyorum ve size de tavsiye ediyorum. Tadımlık olarak da Precious For Evermore şarkılarını koyuyorum. Completion ve Dirt de ayrı favorilerim bu arada. LastFm ve Myspace'lerinde daha fazla şarkıyı bedava indirme şansını ayrıca bulabilirsiniz.

Luxury Stranger Myspace
Luxury Stranger LastFm
Precious For Evermore indir

26 Kasım 2008 Çarşamba

Blur'den dönüş sinyali

The Verve'ün dönüşü bu senenin en güzel haberlerinden biriydi aslında. Richard Baba ekibini topladı, aşkını gürültüye dönüştürdü ve genç yaşlı herkesin takdirini topladı. Aynı şeyler bir büyük İngiliz grubu için daha geçerli olabilecek mi peki? Damon Albarn, Alex James ve Graham Coxon gibi yüksek egolu adamların grubu Blur 6 yıllık ayrılığa nokta koyup buluşabilecek mi? Damon Albarn'ın bu soruya yanıtı 'evet'. 2009 yılında stüdyoya girip provalara başlayacaklarını söyleyen Albarn, 'bir şeyler yapıp yapamayacağımızı görmek istedik hep beraber' demiş. Bu hep beraber tanımının içinde grubu Think Tank'ın kayıtlarında bırakan Graham Coxon da dahil. Allah tamamına erdirsin demekle beraber Ocak ayında Gorillaz'ın yeni albüm kayıtlarına başlayacak olan Damon Albarn'a da biraz soluklan yeğenim diye ekliyorum.

Shit List

Q Magazine de bu yılın kayda değer bulduğu 50 albümünü seçti. Britlerin Brit dolu listesi olacak tabii ki! Kendi listelerini Shit List diye adlandırmaları bi' garipmiş. Bu eskilerden bulduğum kapak da ayrı bi' olay, Kelly Jones'a baya kadın makyajı yapmışlar ahaha.

50 Dido - Safe Trip Home
49 Emmylou Harris - All I Intended To Be
48 Jenny Lewis - Acid Tongue
47 Randy Newman - Harps And Angels
46 The Verve - Forth
45 Jack Johnson Sleep Through Static
44 Black Kids - Partie Traumatic
43 Joan As Police Woman - To Survive
42 Liam Finn - I'll Be Lightning
41 Lindsey Buckingham - Gift Of Screws
40 My Morning Jacket - Evil Urges
39 Santogold - Santogold
38 John Mellencamp - Life Death Love & Freedom
37 Lykke Li - Youth Novels
36 R.E.M. - Accelerate
35 The Hold Steady - Stay Positive
34 Bon Iver - For Emma, Forever Ago
33 Hercules & Love Affair - Hercules & Love Affair
32 Oasis - Dig Out Your Soul
31 Black Mountain - In The Future
30 Portishead - Third
29 AC/DC - Black Ice
28 Paul Weller - Dreams
27 Neil Diamond - Home Before Dark
26 Conor Oberst - Conor Oberst
25 Metallica - Death Magnetic
24 The Last Shadow Puppets - The Age Of The Understatement
23 Beck - Modern Guilt
22 The Killers - Day & Age
21 Razorlight - Slipway Fires
20 The Gaslight Anthem - The '59 Sound
19 Goldfrapp - Seventh Tree
18 British Sea Power - Do You Like Rock Music?
17 Adele - 19
16 Hot Chip - Made In The Dark
15 Lil Wayne - Tha Carter III
14 Kaiser Chiefs - Off With Their Heads
13 MGMT - Oracular Spectacular
12 Keane - Perfect Symmetry
11 Sigur Rós - Med sud i eyrum vid spilum endalaust
10 Nick Cave & The Bad Seeds - Dig!!! Lazarus Dig!!!
09 The Raconteurs - Consolers Of The Lonely
08 Elbow - The Seldom Seen Kid
07 TV On The Radio - Dear Science
06 Duffy - Rockferry
05 Glasvegas - Glasvegas
04 Vampire Weekend - Vampire Weekend
03 Coldplay - Viva La Vida Or Death And All His Friends
02 Fleet Foxes - Fleet Foxes
01 Kings Of Leon - Only By The Night

25 Kasım 2008 Salı

Iamx - Think Of England

Chris Corner'ı hala tanımayanınız var mı? Hayır, hayır Chris Cornell değil. Emral gibi taklidi falan da değil dalga geçmeyin. Hatta aralarında en küçük bir bağlantı bile yok, Cornell'ın yaptığı müzik hamburgerse Corner'ınki noodle tadında. (Bu aralar her gün Çin yemeği yememin bu benzetmeyle hiç bir alakası bulunmamaktadır, kendimi tenzih ederim.)

İçine bol bol seks katılmış duygusal elektroclashle karışık alternative rock sınırlarında dolanan bir pop müzik yapıyor X beyler. Kah kendinizi Editors dinliyor gibi hissedip bir anda Robots In Disguise'un eğlenceli ritmlerinde bulabiliyorsunuz, kah elektronik yaratıcılığın sınırları Muse'a kadar dayandığında zevkten geberiyorsunuz. Bu yüzden kuru kuru bir hamburger tadı hiç bir zaman almıyorsunuz Iamx müziğinden, Chris Cornell'ı tenzih ederim tekrar.

Sneaker Pimps'le başlayan müzik yolculuğunu kendi sularında yüzerek devam ettiren X kişisi Türkiye'ye de uğramıştı geçen senelerde. Konserinde yaşanan küçük bir tatsızlık (onun için çok özel bir şapkanın izleyicinin içindeki bir kaç kendini bilmez tarafından çalınması) onu çok kızdırsa da Türk fanlarını çok sevdiğini kendi 'podomatic'inde bile yazdığını biliyorum. Bu yüzden onu bu sınırlarda tekrar görmek çok düşük bir ihtimal değil. Şu an Avrupa turnesinde olsa da listede şu an bir Türkiye çıkarması görünmüyor. Yeni albümden sonra umarım buraları da es geçmez diyorum.

Yeni albüm demişken son olarak yayınladığı Live In Warsaw konser albümünden sonra ilk sesleri duyurmaya başladı X bey. Sitesinden bedava olarak indirilebilen Think Of England ilk iki stüdyo albümünün aksine rock sularında yüzüyor. Daha fazla kişinin haberi olsun, bu güzel müzikten mahrum kalmasınlar diye buyrun Think Of England, dinleyin ve karar verin.

indir

23 Kasım 2008 Pazar

Coldplay - Prospekt's March

Viva la Vida or Death and All His Friends doğurdu! Bildiğiniz gibi Chris Martin Viva La Vida için kaydettikleri şarkıların iyi bir sayıya ulaştığını ve onları yayınlamak istediklerini Viva La Vida çıkınca duyurmuş ve bizi heyecanlandırmıştı. Gerçek albüm bu kadar sıradanken b-side'ları için niye bu kadar heyecanlandın demeyin; bugüne kadar duyduğum en güzel Coldplay şarkılarının çoğu b-side'lardan gelmiştir; Such A Rush, See You Soon, For You, Careful Where You Stand, Hunting High And Low, I Bloom Blaum (hatta Life Is For Living'i de saymak istiyorum) liste uzar gider..

Amerikanların Coldplay'i çok yürekten sevdiğini biliyoruz. U2'dan sonra Brit bir grubun Amerika'da bu kadar sevilmesi elbette onları değiştirecekti. Jay-Z ile düet yapacaklar, piyasaya oynamak için albüm ruhunu iplemeyip Clocks gibi büyük hitler yaratmaya uğraşacaklar, Hollywood yıldızlarına gönüllerini kaptıracaklar, müzik dergilerinin eleştirilerinden aşağı düşmemek için deli gibi korkacaklardı. Bunlar 6 yıldır hepimizin izlediği ama ses çıkaramadığı şeyler.

Peki neden ses çıkarmıyoruz, bir Parachutes'un 40 yıllık hatırı mı var?

Gerçekten var sanırım. Bugün bu yazıyı yazarken bu albümü Viva La Vida kadar eleştirmeyeceksem Parachutes'un hatrınadır. Ne alaka diyeceksiniz, aslında albümü dinleyenlerin demeyeceğini tahmin ediyorum. Viva La Vida'dan A Rush Of Blood To The Head'den ne fazlası var bu uyduruk b-side toplamasının hemen söyleyim; Prospekt's March/Poppyfields ve Now My Feet Won't Touch the Ground. Parachutes'ta olsa sırıtmayacak bu iki şarkı Jay-Z featuring yapılmış bir Lost rezilliğinin, albüm doldurmak için konulmuş Osaka Sun remixinin bütün ayıbını örtüyor benim için.

Albümün geri kalanı mı? Biraz Life In Technicolor II, gerisi karavana. Karavanalara kızasım bile gelmiyor, Prospekt's March/Poppyfields sağolsun. Ne kadar büyülü bir şarkı olduğunu içime girip çıkan ağrılardan ölçebiliyorum sadece.. Arkasından Spies dinlenmez mi, nasıl da dinlenir... İyi dinlemeler.

Blender - 2008'in en iyi 33 albümü

Yıl sonu yaklaşırken senenin en iyilerinin listeleri yapılmaya başlandı yine. Her dergi kendi kriterlerine göre sıralasa da bazı isimler her listede üst sırada olmayı başarıyor. Hot Chip, Vampire Weekend ve of Montreal her türden genre'in sevenlerinin takdirini kazandılar bu sene. Görünüşe göre Blender Dergisi de bu gruplardan takdirini eksik etmemiş, 2008'in en iyi albüm listesi sıralamasında kendi tarzlarına en yakın olan Lil Wayne birinciliği kapsa da iyi bir liste yaptıklarını söylemek mümkün. Anlamadığım tek şey Kate Perry'nin orada ne aradığı, bir de neden 33?!

33 Hayes Carll - Trouble In Mind
32 Taylor Swift - Fearless
31 Nick Cave And The Bad Seeds - Dig, Lazarus, Dig!!!
30 Young Jeezy - The Recession
29 Raphael Saadiq - The Way I See It
28 Stephen Malkmus And The Jicks - Real Emotional Trash
27 Mariah Carey - E=MC²
26 Usher - Here I Stand
25 Santogold - Santogold
24 The Roots - Rising Down
23 The Cool Kids - The Bake Sale
22 Coldplay - Viva La Vida
21 Erykah Badu - New Amerykah: Pt. One (4th World War)
20 Wale - The Mixtape About Nothing
19 Katy Perry - One Of The Boys
18 Ponytail - Ice Cream Spiritual
17 Conor Oberst - Conor Oberst
16 Be Your Own Pet - Get Awkward
15 Bon Iver - For Emma, Forever Ago
14 Jenny Lewis - Acid Tongue
13 Al Green - Lay It Down
12 My Morning Jacket - Evil Urges
11 Death Cab For Cutie - Narrow Stairs
10 Fall Out Boy - Folie A Deux
09 Vampire Weekend - Vampire Weekend
08 Randy Newman - Harps and Angels
07 of Montreal - Skeletal Lamping
06 Robyn - Robyn
05 Hot Chip - Made In The Dark
04 Metallica - Death Magnetic
03 TV On The Radio - Dear Science
02 Girl Talk - Feed The Animals
01 Lil' Wayne - Tha Carter III

22 Kasım 2008 Cumartesi

21 Kasım 2008 Cuma

Joy Division Live At The Factory, Manchester, 1979

24 Hour Party People'ı izleyip oldukça etkilendim geçen günlerde. Hatta izledikten sonra direkt Joy Division hakkında Control isimli bir film daha olduğunu öğrenip gaza geldim ama bilindik uyuşukluğum yüzünden indirip de izleyemedim henüz. Zaten vize dönemi öncesinde şu an elimde 5 tane merak edip aldığım, indirdiğim film var ve ben biliyorum ki ders çalışmamak için onları kullanacağım bu haftasonu, insanın kendini tanıması kötü bir şey.

Joy Division gerçekten Tony Wilson'un yardımları sağolsun (hepimizin teşekkür etmesi lazım aslında) rock müziğin yolunu değiştirmiş bir grup. Factory Records bir yana Hacienda ve Factory gibi efsane kulüplerin adının hala anılmasını sağlamak büyük bir iş ta o zamandan. Ian Curtis 30 yıl öncesinden bugün hala Interpol gibi büyük grupların vokallerine yol gösteriyor mezarından, içi rahattır umarım. Bize de o günden kalan kayıtları dinlemek düşüyor, pek iyi kalite olmasa da.. Efsane Factory'den bir Joy Division konseri gelsin o zaman.

Tracklist:
01. Dead Souls
02. The Only Mistake
03. Insight
04. Candidate
05. Wilderness
06. She's Lost Control
07. Shadowplay
08. Disorder
09. Interzone
10. Atrocity Exhibition
11. Novelty
12. Transmission

indir

20 Kasım 2008 Perşembe

..5..


get lost.

Stereogum - RAC Vol. 1

Değirmenin dönmesini sağlayan kaynaklardan biri Stereogum'ın mükemmel sitesi. Gerek yorumları olsun, gerek haberleri olsun bloga bir şeyler eklerken yararlandığım şeyler. Kendi yaptıkları remixler ve stream yayınlar da oldukça yararlı oluyor bazen. Bu da kendi yaptıkları remixlerin toplaması bir albüm olmuş. Oldukça başarılı.

1. Bloc Party - Helicopter (Intro)

2. Bloc Party - Hunting For Witches (RAC Mix) (extended)
3. Au Revoir Simone - Sad Song (RAC Mix)
4. Tokyo Police Club - Nature Of The Experiment (RAC Mix)
5. Ra Ra Riot - Manner To Act (RAC Mix)
6. Robbers On High Street - Across Your Knee (RAC Mix)
7. You Say Party! We Say Die! - Like I Give A Care (RAC Mix)
8. Femme Generation - Orlando Boom (RAC Mix)
9. Chromeo - Fancy Footwork (RAC Mix)

19 Kasım 2008 Çarşamba

Doyumluk değil tadımlık

Franz Ferdinand tadımlık devam ediyor. Daha önce sitelerinde yayınladıkları Lucid Dreams'den sonra albümlerinin adının Tonight: Franz Ferdinand olacağını açıklayan grup çıkış tarihini 27 Ocak 2009 olarak belirledi. Arayı soğutmak istemeyen grup dün akşam BBC Radio 1'da Udysses'in debut'sunu yaparak Myspace'ine koydu. Albümün elektronik ağırlıklı olduğu duyulsa da Udysses eski Franz şarkılarına yakın bir tonda tınlıyor. Stevie Wonder’ın Superstition'ının riff'ini andırdığı konuşulan bu şarkıyı Myspace'lerde aramanıza gönlüm elvermedi.

Franz Ferdinand - Ulysses

18 Kasım 2008 Salı

Bir Demet Akustik

Akustik kayıt dinlemek büyük zevktir. Özellikle BBC radyoları akustik seven kitle için çağırdığı sanatçılarla ve yaptığı kaliteli kayıtlarla güzel bir nimettir. Kendi adıma söyleyim yeni bir akustik albüm bulduğumda çocuklar gibi seviniyorum. Geçenlerde bulduğum bir podcastte çoğunu bildiğimiz şarkıların değişik akustik kayıtlarını buldum, bugün de audacity sağolsun onları tek tek ayırdım birbirlerinden. Bunlar ilk grup olmak üzere bir grup şarkı daha yayınlayacağım daha sonra. Şimdilik iyi dinlemeler.

1- Archive - Fuck U
2- Coldplay - Clocks
3- Depeche Mode - Shake The Disease
4- Editors - An End Has A Start
5- Goldfrapp - It's Not Over Yet
6- HIM - The Sacrament
7- Hard-Fi - Tide Up Too Tight
8- Honey Ryder - Fly Away
9- Iamx - President
10- James - Laid
11- The Killers - Mr. Brightside
12- Gary Jules - Mad World
13- Muse - Sing For Absolution
14- Nine Inch Nails with Peter Murphy - Hurt
15- Placebo - Every You Every Me
16- The Ting Tings - Great DJ
17- Automatic Baby - One

İndir (şifre: pastelzarlar)

2008'in en 'cool' müzisyenleri

Nme'nin seçimleri ve okuyucuların oylamalarıyla 2008'in en cool insanları seçilmekte bugünlerde. Nme'nin kendi seçtiği sıralamayı çok zottirik buldum, okuyucu dersini vermiş. Durumlar şöyle:

NME seçimleri:

1- Alice Glass - Crystal Castles
2 - Jay Z
3- Andrew Van Wyngarden - MGMT
4- Alex Turner
5- Samuel Dust - Late Of The Pier
6- Ladyhawke
7- Caleb Followill - Kings Of Leon
8- MIA
9- Liam Gallagher
10- Caroline McKay - Glasvegas

Okuyucu seçimleri:

1- Nicky Wire
2- Alex Turner (Sübyanı küçük yaşta cool yaptılar)
3- Caleb Followill
4- Noel Gallagher
5- Julian Casablancas (Hala ne arıyosa bu listelerde)
6- Noel Fielding
7- Liam Gallagher (Abisine geçildiğini duysa yoldan 3 kişi çevirip dövebilir)
8- Carl Barat
9- Andrew Van Wyngarden - MGMT
10- Matt Bellamy (Gönüllerin birincisi, benden birincilik telini alır.)

17 Kasım 2008 Pazartesi

Adam olacak çocuk


16 Kasım 2008 Pazar

Ben içeri düştüğümden beri..



Ben iceri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya.
Ona sorarsanız : "Lafı bile edilmez, mikroskobik bir zaman."
Bana sorarsanız : "On senesi ömrümün."
Bir kurşun kalemim vardı ben içeri düştüğüm sene.
Bir haftada yaza yaza tükeniverdi.
Ona sorarsanız: "Bütün bir hayat."
Bana sorarsanız : "Adam sen de, bir iki hafta."

Katillikten yatan Osman,
Ben içeri düştüğümden beri,
Yedi buçuğu doldurup çıktı,
Dolaştı dışarlarda bir vakit,
Sonra kaçakçılıktan tekrar düştü içeri,
Altı ayı doldurup çıktı tekrar,
Dün mektup geldi, evlenmiş,
Bir çocuğu doğacakmış baharda.

Şimdi on yaşına bastı,
Ben içeri düştüğüm sene, ana rahmine düşen çocuklar.
Ve o yılın titrek, ince, uzun bacaklı tayları,
Rahat, geniş sağrılı birer kısrak oldular çoktan.

Fakat zeytin fidanları hala fidan, hala çocuktur.

Yeni meydanlar açılmış uzaktaki şehrimde ben içeri düştüğümden beri.
Ve bizim hane halkı bilmediğim bir sokakta görmediğim bir evde oturuyor.

Pamuk gibiydi, bembeyazdı ekmek
Ben içeri düştüğüm sene.
Sonra vesikaya bindi,
Bizim burda,içerde, birbirini vurdu millet
Yumruk kadar, simsiyah bir tayın için.
Şimdi serbestledi yine,
Fakat esmer ve tatsız.

Ben içeri düştüğüm sene ikincisi başlamamıştı henüz.
Daşav kampında fırınlar yakılmamış,
Atom bombası atılmamıştı Hiroşima'ya.
Bogazlanan bir cocugun kanı gibi aktı zaman.
sonra kapandı resmen o fasıl,
Şimdi üçüncüden bahsediyor amerikan doları.

Fakat gün ışıdı her şeye rağmen ben içeri düştüğümden beri.
Ve "Karanlığın kenarından onlar ağır ellerini kaldırımlara basıp doğruldular" yarı yarıya...

Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya.
Ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine,
Ben içeri düştüğüm sene onlar için yazdığımı :
"Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar,
Korkak,cesur, cahil, hâkim ve çocukturlar,

Ve kahreden yaratan ki onlardır, şarkılarımda yalnız onların maceraları vardır."

Ve gayrısı, mesela benim on sene yatmam, lâfü güzaf.

Nazım Hikmet Ran

15 Kasım 2008 Cumartesi

O da nesi!


www.Tu.tv
Aceto Balsamico en sevdiğim blog diyebilirim. Müzik ve futbol bi çok insan için bir arada pek bişey ifade etmese de özellikle Habertürk'ün futbol yayınlarında arka planda verdiği sağlam müzikler keyfi ikiye çarpıyor. Habertürk ayrıca bu ara Futbol Blog olsun, Harun Tekin ve Pelin Batu'lu tartışma programı olsun gayet keyifli programlar hazırlıyor, tavsiye ederim. Ayrıca futbol - müzik birlikteliği hakkında Barselona teknik direktörü Guardiola'nın futbolcularına maçlardan önce otobüste Coldplay dinletip motive ettiğini söyleyeyim.

Bloga ilk defa futbol hakkında girdiğim bu video ise Aceto'nun blogundan alınma bir frikik videosu. Vuruş da çok güzel de o nasıl bi pastır be kardeşim! Şiir gibi adeta! Hedefimizden sapmadığımız sürece böyle şeylere yerimiz var sanırım. Yazıyı bitirip bi daha izleyim şu golü be!

Gelmiş Geçmiş En İyi Sesler!

Rolling Stones her zamanki gibi kıçından bir liste yapmış. Christina Aguilera'nın Tom Waits'i geçtiği, Micheal Jackson'un 25., Björk'ün 60. sırada olduğu bir liste; ne kadar iplersiniz bilmem!

100 Mary J. Blige
99 Steven Tyler
98 Stevie Nicks
97 Joe Cocker
96 B.B. King
95 Patti LaBelle
94 Karen Carpenter
93 Annie Lennox
92 Morrissey
91 Levon Helm
90 The Everly Brothers
89 Solomon Burke
88 Willie Nelson
87 Don Henley
86 Art Garfunkel
85 Sam Moore
84 Darlene Love
83 Patti Smith
82 Tom Waits
81 John Lee Hooker
80 Frankie Valli
79 Mariah Carey
78 Sly Stone
77 Merle Haggard
76 Steve Perry
75 Iggy Pop
74 James Taylor
73 Dolly Parton
72 John Fogerty
71 Toots Hibbert
70 Gregg Allman
69 Ronnie Spector
68 Wilson Pickett
67 Jerry Lee Lewis
66 Thom Yorke
65 David Ruffin
64 Axl Rose
63 Dion
62 Lou Reed
61 Roger Daltrey
60 Björk
59 Rod Stewart
58 Christina Aguilera
57 Eric Bourdon
56 Mavis Staples
55 Paul Rodgers
54 Luther Vandross
53 Muddy Waters
52 Brian Wilson
51 Gladys Knight
50 Bonnie Raitt
49 Donny Hathaway
48 Buddy Holly
47 Jim Morrison
46 Patsy Cline
45 Kurt Cobain
44 Bobby "Blue" Bland
43 George Jones
42 Joni Mitchell
41 Chuck Berry
40 Curtis Mayfield
39 Jeff Buckley
38 Elton John
37 Neil Young
36 Bruce Springsteen
35 Dusty Sprinfield
34 Whitney Houston
33 Steve Winwood
32 Bono
31 Howlin' Wolf
30 Prince
29 Nina Simone
28 Janis Joplin
27 Hank Williams
26 Jackie Wilson
25 Michael Jackson
24 Van Morrison
23 David Bowie
22 Etta James
21 Johnny Cash
20 Smokey Robinson
19 Bob Marley
18 Freddie Mercury
17 Tina Turner
16 Mick Jagger
15 Robert Plant
14 Al Green
13 Roy Orbison
12 Little Richard
11 Paul McCartney
10 James Brown
09 Stevie Wonder
08 Otis Redding
07 Bob Dylan
06 Marvin Gaye
05 John Lennon
04 Sam Cooke
03 Elvis Presley
02 Ray Charles
01 Aretha Franklin

Angels

Bu yeni bir seri olacak sanırım. Sabah şekerleri miadını doldurdu, sırada melekler var. Alessandra Ambrosio gibi Tanrı'nın yeryüzündeki kanıtlarından biriyle başlamak da iyi bir seçim oldu sanırım.

12 Kasım 2008 Çarşamba

Thom Yorke'dan inciler

Radiohead severim. Seveni de severim. Thom Yorke'u da severim. Bütün dünyaya baş tutan bu küçük adamın yaşantısını içimizde çokça hissettik sanırım, hüznüyle mutluluğuyla şarkılarında. Peki ya görüşleri.. Oasis hakkında ne düşünür, fanlarını sever mi, şarkıları hakkında ne hisseder, headline'ları şöyle bi derleyelim ne dersiniz.

"Paranoid Android'in videosu MTV tarafından sansürlendi. Çizgi bölümden göğüs uçlarını çıkarttılar, ama adamın kollarını ve bacaklarını kestiği sahnelerle sorunları olmadı.''

''Herkesi gerçekten sevmeden arkadaş olamazsınız. Of tamam, durumum kötü, değil mi?"

"Eğlendirilmek istiyorsanız gidin ve Hanson izleyin"

"Bu arz talep meselesi. Bu 'Tamam, benden istedikleri bu, benden duymak istedikleri bu. Öyleyse buna devam edeceğim, çünkü bu harika... ve beni sevecekler' gibi. Birden insanlar size para da vermeye başlıyorlar. O zaman paranız da oluyor ve bu hayata alışıyorsunuz. Ve artık risk almak da istemiyorsunuz çünkü sizi hayalarınızdan yakalamış durumdalar, ve bugüne kadar aldığınız şeylerden, ya da bağlandığınız şeylerden. Ve bütün parayı harcamaya başlıyorsunuz... Bu sizi nasıl ele geçirdikleri!"

"Bir grupta olmak seni çocuğa çevirir ve orada tutar."

"Grammy ödüllerinde çalmamızı istemediler çünkü ratingleri yükselteceğimizi düşünmediler. Çok mutluyuz adamım..."

"Exit Music her notası beni mutlu eden ilk kayıdımızdı."

"Amerika hakkında en çok hatırladığım şey aptalca olmasıydı. Orada olmak zaman zaman rahatlatıcı oluyor."

[Oasis hakkında]
"Onlar şaka, değil mi? Orta sınıf insanlar aptal gibi davranan, ilkelce müzik yazan bir grup adamı deli gibi alkışlıyorlar. Diyorlar ki 'of çok dürüst!''

[Just hakkında]
"Şarkıda benim ve Jonny'nin arasında kim daha fazla akor basacak diye yarış var."

"Bilgisayarların dünyayı ele geçirmesinden korkmuyorum. İki tane çakarım onlara"

[ünlü olmak hakkında]
"İngiltere'deniz ve İngilizler bizden etkilenmiyorlar. Otomatik olarak kıçları kalkık olduğundan başarınız ne derece olursa olsun siz.. siz çalmış çırpmışsınızdır. Ya da çok boktansınızdır her neyse. Amerikan ünlülerinin daha iyi tabaklarda yemesi bizi etkiliyor. Onlar dokunulmaz. Salakça''

"Kız arkadaşım şu sözleri not defterine yazmış: 'Hayatta düzenli olun ki işinizde özgür ve yaratıcı olun.' Kafayı yediğinizde ya da kendinizi duygusal olarak mahvettiğinizde ya da kendinizi yaktığınızda bütün bunların hiç bir anlamı kalmıyor diye düşünüyorum."

"Biz ve sert uyuşturucular? Çok korkunç olurdu. Sonunda Bryan Adams gibi şeyler çalardık."

"Kendim gibi söylememeye çok uzun zaman harcadım. Karma Police'de Paranoid Android'de ve Climbinb up the Walls'daki kişiler tamamen farklı kimlikler. Bence Lucky sözleriyle ve söylenişiyle çok pozitif, çok heyecan verici. No Suprises birlikteliği tutmak için çok çaba harcayan ama tutamayan birisi. Electioneering vaaz veren bir adamın bir dolu mikrofon önünde rant sağlaması."

"Bir pazartesi gecesi Oxford'da bir kulüpte çok sarhoş olabilirim ve bir adam sana doğru gelip içki ısmarlar ve son albümün hayatını değiştirdiğini söyler. Bu bana bir şeyler ifade ediyor."

[OK Computer'ın sözleri]
"Odada gizli kamera var ve içeri giren karakteri izliyor gibi - her şarkı için değişik bir karakter. Kamera tam ben değilim. Tarafsız, duygusuz, gerçekten hiç duygusuz biri. Aslında tam tersi."

[OK Computer hakkında]
"İnsanların sound'u tarif ettiği şekle bayıldım. No Surprises ve Airbag'in başlangıcında Ed'in gitarı gibi. Birinde bir çocuk oyuncağı gibi, diğerinde araba kazası gibi. Bunların üzerinde duran insanlar için bu gerçekten kahrolası (ahaha ben de fucking'i kahrolası yaptım) vurucu."

[Spice Girls hakkında]
"Onlara kim soft porn dediyse katılıyorum. Hristiyanlık düşmanları. Bunun bir parçası olmak istemiyorum, eğer çocuklarım olsaydı onların da bu işin bir parçası olmasını istemezdim. Üzerinde herhangi bir Spice Girls saçmalığı bulunan bir şey olmayan bir adada yaşamak istiyorum."

[Resmi olmayan Radiohead siteleri hakkında]
"Onlar benim için şarkı sözü yazıyor gibiler; kafam bir fikre takılırsa açıyorum ve onları okuyorum."

"İnsanlar bazı şeyleri çok büyüttüğümüzü söylüyorlar ama bir yere ulaşabilmek için bunu yapmak zorundasınız."

[Pablo Honey hakkında]
"İlk gelen tepkiler çok kafası karışıktı. İnsanlar, 'Evet, bunda bir şeyler var' ama bulması zor' gibiydi. Ve ilk albümde Creep bir stüdyonun nelere kadir olduğunu gördüğümüz şarkılardandı - ona ulaşmak, kurmak ve yaşıyor gibi hale getirmek için çok yolun var."

"Bir zavallı olmak çok kolay. Mutlu olmak zor - ama iyidir."