27 Ocak 2009 Salı

Tonight: Franz Ferdinand

Upuzun bir zamandır günde iki post görmemiş bu topraklar tatilin sarsıcı etkisine maruz kalmak üzere! Normal şartlar altında (0 santigrad derece ve 1 atm basinc altinda) staj nedeniyle Eryaman yolları taştan diyip o hiç bitmeyecekmiş gibi gelen yolu 10 gün daha arşınlamak zorunda kalacak bünye şantiye şefinin usulüne uydururuz, sen defterini sadece imzalatmaya gel demesiyle gerçek bir 3 hafta tatile kavuştu. Böyle şefe can kurban. Ünsüz bir Türk düşünürünün (ben de düşünen bir hayvanım) sözleriyle bitirelim bu paragrafı: En iyi staj kremşantiyeli ve çilekli olandır!

Franz Ferdinand 2004 yılının ilk aylarında ortalığa bomba gibi düşen kendi adlarını taşıyan ilk albümleriyle ve özellikle Take Me Out single'ıyla (hoş beni Matineê vurmuştu ya) Avrupa festivallerinin gözde gruplarından olmuştu hemencecik. İkinci albüm çok gecikmedi, 2005'te gelen You Could Have It So Much Better grubu headliner mertebesine yükseltecek kalitede bir albüm oldu. 2. albümden çıkan özellikle Walk Away single'ı grubun melodik, retro, havalı müziğini oldukça iyi yansıttı.

İşin garip tarafı bu grubu tanıyıp da kötü, kaka, hıh gibi yorumlar yapan hiç zibidi olmaması. Zaman zaman çok iyi grupların bile hakkını vermeyen koyu fanatik müzik yorumcuları bile (yazar burada gözleri kararmış Radiohead'cilere çakıyor) Franz Ferdinand için çok harika, çok özgün, oh yeah, sex me baby gibi tanımlar kullanmaktan kaçınmıyorlar. (Sonuncuyu kullananı görmedim henüz ama olur zamanla.) O yüzden yeni Franz albümünü yerme gibi bir şansımız yok baştan bunu kabul edelim, kaza eseri kötü falan dersek müzik tanrıları bizi çarpar nemelazım.

Albüme kötü olmuş demeyecektim şimdi yanlış anlaşılmasın. Müzik zevkleri konusunda babamı bile tanımam, kime kalmış benim görüşümü değiştirme ayrıcalığı, hah. Radiohead de iyi gruptur zaten, benim derdim Radiohead'i dokunulamaz, eleştirilemez gören insanlarla ilgili, sanki müzik grubundan değil peygamberlerden bahsediyorlar. Thom Yorke kimi zaman burun kıvırdığınız Creep'i yapamasa belki de akıl hastanesindeki hocasına şiir yazıyor olacaktı, gerçi o zaman 2. Creep vakası olurdu. Kader kısmet.

Albüm yorumuna gelemedim saçmalamaktan. Albüm gayet iyi. Franz beyler blogda bir kaç kere belirttiğim gibi bir dans albümüyle geleceklerini zaten aylar önceden söylemişlerdi. Şimdi neden böyle oldu bunlar, gitarlar nerde diye eleştirmenin pek de manası olduğunu söyleyemeyeceğim. Özellikle mükemmel bas yürüyüşlerini dinleyerek gitar histerinizi giderebilirsiniz. Ha Take Me Out ayarında dans şarkısı var mı var, Ulyses. Walk Away ayarında büyük single'ı var mı var, Lucid Dreams. Albümün Matinee ayarında gizli kahramanı var mı var, Can't Stop Feeling. Fade Together tadında güzel mola yerleri var mı var, Katherine Kiss Me. Yetmedi mi, size Bite Hard veya What She Came For verelim, zıp zıp zıplayın. Daha ne?

Diyeceğim odur ki bu albüm olmuştur, belki ilk iki albümdeki Franz Ferdinand özgünlüğünden biraz uzaklaşmıştır fakat dans-rock birlikteliği için ortalamanın çok üzerinde bir değer taşımakta. Sadece bu kez birliktelikte dans dominant pozisyona geçmiş. Bol keseden yıldız dağıtmayan bir adam olarak 5 üzerinden 4 yıldızı vermekte sakınca görmüyorum. Gitarları biraz saklayalım mı, haydi dans pistine..

3 yorum:

Jazz dedi ki...

zıp zıp zıpsa oooh tam bana göre, hele yarın son sınavım bir bitsin... tadını çıkara çıkara dinlemez isem ne olayım :)

guccilittlepiggy dedi ki...

"FranzFerdinandSevmeyenBirRadioheadFanı" olaraktan ben şahsen beğendim, pek de eğlendim dinlerken. =))

oky dedi ki...

erken konuşucam evet ama senenin en iyi 10 albümünden biri olucak bu.