http://www.pastelzarlar.com/index.php/haberler/349-coldplayden-stuedyo-notlar.html
coldplay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
coldplay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ocak 2011 Çarşamba
21 Mayıs 2009 Perşembe
Coldplay - LeftRightLeftRightLeft
Coldplay 15 Mayıs'ta sitesinden bu konser albümünü bedava yayınladı. Harika ses kayıtlarının yanında Hardest Part'ın bu kadar duygulu, Viva La Vida'nın bu kadar coşkulu söylenmesi en başta farkedilecek güzellikler. Setlist şöyle, official linki de aşağıda.1- Glass Of Water
2- 42
3- Clocks
4- Strawberry Swing
5- Hardest Part / Postcards From Far Away
6- Viva La Vida
7- Death Will Never Conquer
8- Fix You
9- Death And All His Friends
http://lrlrl.coldplay.com/leftright.html
edit: Hardest Part sonundaki eklemelerle Bülent Ortaçgil şarkısı olmuş resmen, ya da bana öyle geliyor. Çok güzel olmuş çok.
20 Aralık 2008 Cumartesi
Çalıntı rönesans
Blogda çok sık döngüye girmek istemiyorum bazen, o yüzden bazen önemli olayları bile atlayasım geliyor. Arşive bakınca en az 5-6 Coldplay haberi var ve onların malzemeleri sayesinde ayrı bir blog döndürülüp, her gün bir Coldplay postu atılabilir. Viva La Vida'ydı, Prospekt's March'tı, dağılmalarıydı derken bu sefer konumuz Coldplay'in esinlenmeleri, belki de çalıntıları.Geçen haftanın başında başlayan bu çalıntı haberleri gitgide çoğalınca medyanın ilgisini baya üzerinde topladı. Türkiye'de de Cem Yılmaz'a her filminden sonra çalıntı iddiaları yükseltilir ama Cem Yılmaz Türkiye'de sevilen insanlar sırasında ilk 5e rahat girebileceği için iddialar terslenir, ciddiye alınmaz ya da görmezden gelinir.
Coldplay için de pek farklı olmadı aslında; hafta başında debut albümünü geçen sene çıkarmış genç bir şarkıcı Viva La Vida'nın kendi şarkısından çalıntı olduğunu iddia edip kendi şarkısını medyaya vermişti. Tahmin edeceğiniz üzere pek de fazla ciddiye alınmadı olay. Olaydan iki gün sonra bu sefer Joe Satriani Viva La Vida'nın 2004 orijinli şarkısı If I Could Fly şarkısından çalıntı olduğunu iddia edip Coldplay'e dava açtı. Söz konusu usta bir şarkı yazarı olunca baya ses getirdi bu olay ve gözler Chris Martin'e çevrildi. Onun yanıtı netti; Viva La Vida kendi şarkımdır, başka bir şarkıdan alınmamıştır. İşin garip tarafı bu olayın dumanı soğumadan Coldplay cephesinden yeni bir haber yükseldi; Chris Martin bu hafta verdiği röportajda Parachutes albümündeki Shiver şarkısının Jeff Buckley'den direkt araklama olduğunu söyledi ve ekledi; Gençken Jeff'e adeta tapıyorduk, ondan bir şeyi kopyalamazsak ölecektik.
Ne hoş değil mi? Bir haftada üç çalıntı konusu ve üçünde de Coldplay damgası. Chris Martin seneye grubu dağıtacaklarını açıkladığında daha fazlasının ortaya çıkacağından mı korkuyordu yoksa? Bekleyip göreceğiz..
Eti Kekler:
coldplay
1 Aralık 2008 Pazartesi
Coldplay dağılıyor mu?
Bugün duyduğum en ilginç şeyler Chris Martin'in ağzından çıkmış. The Daily Telegraph'a verdiği röportajda grubun 2009 yılı sonunda dağılabileceğini açıklamış. Şöyle demiş:''Şimdi 31 yaşımdayım ve grupların 33 yaşından sonra devam etmelerini anlamsız buluyorum. O yüzden bu sürece hazırlanmaya çalışacağız. Gelecek yılın sonuna kadar herşeyi sonuna kadar deneyeceğiz.''
Gerçekten ilginç. Chris Martin kendini son albümdeki din öğelerine çok kaptırmış olabilir mi? İsa'nın 33 yaşında emekli olmasından yola çıkarak Bobby bize bir şeyler mi anlatmaya çalışıyor? Ya da Gwyneth Kabala ilgisinden dünyanın sonunun geldiğini öğrenip Chris'i mi uyardı? Komik tabi bunlar. Şakadır umarım. En azından Coldplay'i Türkiye sınırlarında görmeden dağılmasalar bari.
Eti Kekler:
coldplay
23 Kasım 2008 Pazar
Coldplay - Prospekt's March
Viva la Vida or Death and All His Friends doğurdu! Bildiğiniz gibi Chris Martin Viva La Vida için kaydettikleri şarkıların iyi bir sayıya ulaştığını ve onları yayınlamak istediklerini Viva La Vida çıkınca duyurmuş ve bizi heyecanlandırmıştı. Gerçek albüm bu kadar sıradanken b-side'ları için niye bu kadar heyecanlandın demeyin; bugüne kadar duyduğum en güzel Coldplay şarkılarının çoğu b-side'lardan gelmiştir; Such A Rush, See You Soon, For You, Careful Where You Stand, Hunting High And Low, I Bloom Blaum (hatta Life Is For Living'i de saymak istiyorum) liste uzar gider..Amerikanların Coldplay'i çok yürekten sevdiğini biliyoruz. U2'dan sonra Brit bir grubun Amerika'da bu kadar sevilmesi elbette onları değiştirecekti. Jay-Z ile düet yapacaklar, piyasaya oynamak için albüm ruhunu iplemeyip Clocks gibi büyük hitler yaratmaya uğraşacaklar, Hollywood yıldızlarına gönüllerini kaptıracaklar, müzik dergilerinin eleştirilerinden aşağı düşmemek için deli gibi korkacaklardı. Bunlar 6 yıldır hepimizin izlediği ama ses çıkaramadığı şeyler.
Peki neden ses çıkarmıyoruz, bir Parachutes'un 40 yıllık hatırı mı var?
Gerçekten var sanırım. Bugün bu yazıyı yazarken bu albümü Viva La Vida kadar eleştirmeyeceksem Parachutes'un hatrınadır. Ne alaka diyeceksiniz, aslında albümü dinleyenlerin demeyeceğini tahmin ediyorum. Viva La Vida'dan A Rush Of Blood To The Head'den ne fazlası var bu uyduruk b-side toplamasının hemen söyleyim; Prospekt's March/Poppyfields ve Now My Feet Won't Touch the Ground. Parachutes'ta olsa sırıtmayacak bu iki şarkı Jay-Z featuring yapılmış bir Lost rezilliğinin, albüm doldurmak için konulmuş Osaka Sun remixinin bütün ayıbını örtüyor benim için.
Albümün geri kalanı mı? Biraz Life In Technicolor II, gerisi karavana. Karavanalara kızasım bile gelmiyor, Prospekt's March/Poppyfields sağolsun. Ne kadar büyülü bir şarkı olduğunu içime girip çıkan ağrılardan ölçebiliyorum sadece.. Arkasından Spies dinlenmez mi, nasıl da dinlenir... İyi dinlemeler.
Eti Kekler:
coldplay
27 Eylül 2008 Cumartesi
16 Ağustos 2008 Cumartesi
Soğuk oyunlar zamanı
Chris'in saçları kıvır kıvırdı. Arkadaşlar daha bi arkadaş, müzikler daha bi heyecan vericiydi. Radyo Odtü'den şarkılar keşfedilir, haberleşmek için telefonlar 10'a kadar anlam verilmiş şekilde çaldırılırdı. Koleje saçma sapan adamların çoğalttığı kopya cd'lerden almak için okul sonrası kulaklıklar paylaşılmış şekilde yürünürdü.Ben Staind'den yana kullanmıştım o günkü cd hakkımı yanlış hatırlamıyorsam. Break The Cycle gerçekten çok güzel albümdü. Yok yok sanırım yanlış hatırlıyorum, 3 cd'yi de Can'la ikimiz de almıştık, biri Break The Cycle'dı ondan çok eminim, hatırlamadığım teki ne şimdi çok merak ettim. Diğeri de Parachutes'tu. Break The Cycle'a sardığımı hatırlıyorum direkt, özellikle dersane sabahları iyi gaza getiriyordu. Can sürekli Parachutes'tan bahsediyordu, bi süre sonra ona da şans vermeye karar verdim. İyi ki de vermişim, Coldplay'in en güzel zamanlarını kaçıracakmışım yoksa ve hayatın.
Chris'in saçları yine kıvır kıvır bugün. Ama bir stilistin tavsiyesi üzerine olduğu kesin. Coldplay yine albüm çıkardı, stüdyo nimetleriyle dolu, duygu yoğunluğunun az olduğu. İşin ilginci Staind'in albümü de dün düştü daha nete. Ondan da çok bişey beklemiyorum, indirmiş olmama rağmen. Artık arkadaşlardan da bir şeyler beklenmiyor zaten bu devirde. ''Görmezlikten gelebiliyor'' eskiden bir şarkı için 4-5 defa çaldıran adamlar.
Zaman sallanıyor, pastel zarlar dönüyor..
Coldplay Live At Rockefeller Music Hall
1- "Trouble (Live @ Rockefeller Music Hall)"
2- "Shiver (Live @ Rockefeller Music Hall)"
3- "Sparks (Live @ Rockefeller Music Hall)"
4- "Yellow (Live @ Rockefeller Music Hall)"
5- "Everything's Not Lost (Live @ Rockefeller Music Hall)"
indir
4 Ağustos 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
